5977 Sayılı Biyogüvenlik Kanunu, Türkiye'de genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve ürünleriyle ilgili faaliyetlerin insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitliliği koruyacak şekilde güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlamayı amaçlayan temel mevzuattır. 18 Mart 2010 tarihinde kabul edilerek 26 Mart 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kanun, 19 maddeden oluşmakta ve en son 2 Temmuz 2018 tarihinde değişiklik almıştır.

Bu kanun, biyogüvenlik kavramını tanımlayarak, GDO ve ürünlerinin kullanımı, üretimi, ithalatı ve ihracatı gibi süreçlerde alınması gereken önlemleri belirler. Kanun, Biyogüvenlik Kurumu'na yapılan atıfların, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya merciye yapılmış sayılacağına dair ek düzenlemeler içermektedir.

5977 Sayılı Biyogüvenlik Kanunu, veteriner tıbbi ürünler, Sağlık Bakanlığınca ruhsat veya izin verilen beşeri tıbbi ürünler ve kozmetik ürünleri gibi belirli alanları kapsam dışı bırakmaktadır. Kanunun güncel tam metni, gerekçesi, ilgili yargı kararları, yönetmelikler ve diğer ikincil mevzuat bilgileri çeşitli platformlarda yer almakta olup, Lexpera gibi kaynaklar üzerinden detaylı erişim imkanı sunulmaktadır.

Kısacası, 5977 Sayılı Biyogüvenlik Kanunu, Türkiye'nin biyogüvenlik alanındaki yasal çerçevesini oluşturarak, bilimsel gelişmelerin insan ve çevre üzerindeki potansiyel risklerini yönetmeyi ve güvenli uygulamaları teşvik etmeyi hedefleyen önemli bir mevzuattır.